YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19230
KARAR NO : 2023/25367
KARAR TARİHİ : 07.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/761 E., 2016/4 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin trafik polisine “Sen benim kim olduğumu biliyor musun, motorsikleti bana verin, benim canımı sıkmayın.” tarzında bağırdığı, polisin kulağındaki kulaklık ile trafik ekiplerine anons etmek için elini kaldırdığı sırada, şüphelinin polisin elini çekmesi üzerine polise ait kulaklığın koptuğu, bu kargaşa sırasında motorsikleti kullanan ve yaşı küçük olduğu düşünülen çocuğun ortadan kaybolduğu iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Sebebi ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda Olay tarihinde sanığın polise “Sen benim kim olduğumu biliyor musun, motorsikleti bana verin, benim canımı sıkmayın.” tarzında bağırdığı, şikâyetçinin kulağındaki kulaklık ile trafik ekiplerine anons etmek için elini kaldırdığı sırada, sanığın polisin elini çekmesi üzerine polisin kulaklığın koptuğu olayda, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun kişiye yönelik olarak somut olayda ne şekilde gerçekleştiği tartışılmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.