YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19357
KARAR NO : 2023/24559
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/119 E., 2016/32 K.
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, adına sahte … hesabı açıldığına, beraat etmesi gerektiğine, katılan beyanlarının gerçek dışı olduğuna ve kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanlar adına rızaları dışında sosyal paylaşım sayfası açtığı ve fotoğraflarını kullanarak kendi ağızlarından yazmışçasına ailevi hayatlarını etkileyecek ve toplumda küçük düşürecek şekilde sözlü ve yazılı paylaşımlarda bulunduğu ayrıca katılan … K.’nin kullanmış olduğu hattına kendisi ve ailesi hakkında sinkaf içerikli söylemlerde bulunduğu, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın yokluğunda verilen kararın 12.03.2016 tarihinde sanığa tebliğ edilmesi öncesinde ve hükümden sonra 19.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile karara “itiraz ettiği” şeklindeki beyanının temyiz talebi, öğrenme üzerine verdiği dilekçesinin de temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu anlaşıldığından Tebliğname’de yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci ve 123 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, suç tarihi dikkate alınarak, suçların tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, gerçekleştiği belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.