Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19376 E. 2023/25652 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19376
KARAR NO : 2023/25652
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/260 E., 2016/25 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine ve iki yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, savunma hakkının kısıtlandığına, gerekçenin yetersiz olduğuna, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine vesaire;
2. Katılanlar vekilinin temyiz istemi, direnme eyleminin birden fazla kişi tarafından, silahla ve birden fazla görevliye karşı işlenmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ve yine sanığın kastının yoğunluğu da dikkate alınarak teşdit uygulanması gerektiğine, erteleme koşullarının oluşmadığına ve kararın usul ve Yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire;
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Seyyar satıcılık yapan sanığın, temyiz dışı diğer sanık A. O. ile birlikte tezgâhlarını kaldırması için kendilerini uyaran zabıta memuru katılanlara ellerine geçirdikleri kesici delici aletleri göstererek ve kendilerine zarar vererek görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafi ile Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, katılanların birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanları, olay tutanağı, adli muayene raporları, olayın meydana geliş şekli, sanığın adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin bozma sebepleri dışındaki diğer temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a. Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini temyiz dışı diğer sanık A.O. ile birlikte, silahla ve her iki katılana yönelik gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine karşın, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
b. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c. Hükmolunan temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın, erteleme nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince belirlenen denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 2 yıl olarak uygulanması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.