YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19484
KARAR NO : 2023/25950
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/504 E., 2015/1218 K.
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; dosyada mevcut fotoğraflar, video kaydı, kolluk beyanları ve tüm diğer deliller değerlendirilmeden eksik ve yetersiz inceleme sonucu beraat kararı verildiği, kolluk kuvvetlerince denizin kirletildiğinin tespit olunduğu, atılı suçun tehlike suçu olması nedeni ile zararın gerçekleşmesinin suçun unsuru olmadığı, gemi atıklarının her türlü bileşeni ile insan ve çevre sağlığına zarar verdiğinin ilgili yönetmelikte belirtildiği, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III.OLAY VE OLGULAR
Sanığın yetkilisi olduğu şirkete ait alanda söküm için bulunmakta olan gemiden kaynaklanan yağ/yakıt kirliliğinin sahil güvenlik uçağı tarafından tespit edilerek numunelerin alındığı, yapılan incelemede alınan numunelerin kirli deniz numunesi olduğunun anlaşıldığından bahisle sanığın cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu kabul edilerek sanığın beraatine karar verilmiştir.
GEREKÇE
1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 182 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.09.2015 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.