Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19633 E. 2023/25557 K. 12.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19633
KARAR NO : 2023/25557
KARAR TARİHİ : 12.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/440 E., 2016/468 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespitedilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında; hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası cezalandırılmasına, hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçlamaları kabul etmediği ve beraatine karar verilmesi gerektiği, katılan E.K.’nin kendisine sinkaflı sözler söylediği bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde meydana gelen kavga nedeniyle katılan A.’yı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı, olayı ayırmak isteyen görevli polis memuru katılan E.’ye sinkaflı kelimelerle hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; katılan A.M. hakkında düzenlenen genel adli muayene ve 21.07.2015 tarihli adli tıp kurumu raporu, tanıkların anlatımları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanların anlatımı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sübuta erdiğine dair mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın katılan E.K.’nin kendisine hakaret ettiğine dair savunmasının tanık anlatımı ile desteklenmediği belirlenerek yapılan incelemede bozma sebebi dışındaki başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın savunmalarında katılan A.M.’nin hakaret ettiğini iddia ettiği ve sanık ile katılan arasında tartışma yaşandığının tanık beyanları ile desteklenmesi karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. Aleniyet, hakaret eyleminin herkesin duyabileceği, görebileceği ve sayısı belli olmayan birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması anlamına gelmektedir. Aleniyet nedeniyle artırım yapılmasının amaçlarından biri mağdurun onur ve şöhretinin, fiili başkalarının duyması veya duymasına açık olması nedeniyle daha fazla zarar görmesi diğeri ise hukuka aykırılık teşkil eden fiilin bizatihi aleni olarak icra edilmesidir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın, hakaret eylemini işlediği yerin aleni olup olmadığı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

3. (2) numaralı bozma nedeni doğrultusunda olay yerinin aleni olmadığının kabulü halinde ise,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, bu yönleriyle kararda hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı madesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.