Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19635 E. 2023/25555 K. 12.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19635
KARAR NO : 2023/25555
KARAR TARİHİ : 12.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1008 E., 2016/347 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında; hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; katılanların hakaret ve tehditleri nedeniyle şikâyetçi olmasına ve bu katılanın attığı mesajlar nedeni ile dava konusu mesajları atmasına rağmen yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği, hakaret suçunun karşılıklı olarak işlendiği, ancak mahkemece indirim yapılmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın; katılanların uzaktan akrabası olduğu ve katılanların karı koca oldukları, sanık ile katılanlar arasında alacak verecek meselesinden husumet bulunduğu, olay günü sanığın katılan …’in kullanmakta olduğu telefona saat 03.03 de “Sacimizi islak gördüya sen …yi kan testine götür sakin benden olmasin …” saat 03:29’da “Arama karina sor.” saat 04:01’de “Arama karindan öğren ya da dna testi yaptır …ya.” şeklinde mesaj göndererek hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; tutanaklar, katılanların beyanları, sanığın ikrar içeren savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler görülmemiştir.
Ancak ;
1. Sanığın aşamalarda alınan savunmasında katılanların eşine hakaret içeren mesajlar göndermesi nedeniyle hakaret ettiğini belirtmesi ve sanığın eşi olan F.P.’nin telefonunda katılan C.Ş. tarafından 18.09.2014 tarihinde “sadakaya muhtaç zavallı insanlar siz olmasaydınız sadakamızı kime verirdik iyi ki varsınız seneye tekrar veririz” şeklinde mesaj gönderildiğinin tespit edilmesi karşısında olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. Sanığın hakaret eylemini birden fazla katılana yönelik gerçekleştirmesine karşın, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.