Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19644 E. 2021/21300 K. 08.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19644
KARAR NO : 2021/21300
KARAR TARİHİ : 08.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, gerekçeli karar tebliğinin yokluğunda karar verilen sanığın bilinen son adresine yapılması gerektiği, tebligat yapılamaması halinde, adrese daha önce tebligat yapılmamış ise Tebligat Kanunu’nun 21, daha önce tebligat yapılmış ise 35. maddeye göre tebligat yapılması gerektiği, sanığın bildirdiği adresine, gerekçeli kararın tebliğine ilişkin çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine daha önce bu adrese tebligat yapılmamasına karşın, yine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ çıkarıldığı ve anılan kanuni düzenlemelere uyulmadan yapılan bu tebligatın geçerli olmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın mahkemece yokluğunda karar verilen sanığa yöntemince tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 12/04/2016 tarihli ve 2016/168 Esas, 2016/243 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 15/02/2007 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık …’nın temyiz itirazları bu nedenle, yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2, 67/2-a ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 08/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.