Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19740 E. 2023/23355 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19740
KARAR NO : 2023/23355
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/720 E., 2015/962 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında,
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyizi sübuta, görüntü kayıtlarının yeniden incelenmesi gerektiğine, katılan beyanlarının taraflı olduğuna, eksik ve hatalı incelemeye dayalı karar verildiğine vesaireye yöneliktir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi sanığın, katılanlara hitaben söylediği sözlerin kül halinde tehdit niteliğinde olmasına rağmen ayrıca hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, eylemin karakolda gerçekleşmesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılmayarak eksik ceza tayin edildiğine, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı davranıldığına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, hakkında düzenlenen trafik para cezası tutanağına istinaden karakola müracaat ederek görevli polis memurlarına “Aracıma ceza yazacak adamın a…na koyarım lan, uyuşturucu bağımlısı yirmi tane dosyası olan adamım ben, keyfe göre ceza yazılır mı?, öldürürüm lan sizi, a…na koyarım lan, bana kimse böyle davranamaz, üniformayı çıkartın gelin, hepinizle dışarıda görüşeceğiz, tek tek a…na koyacağım sizin.” dediği olayda; Yerel Mahkemece zincirleme şekilde kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın temyiz istemi ve O yer Cumhuriyet savcısının Mahkemece ayrıca hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna dair temyiz isteminin reddiyle, sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın eylemini karakolun neresinde gerçekleştirdiğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre aleniyet öğesinin oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanığa ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 58 inci maddeleri uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı davranılması,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılıklar bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.