Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/20881 E. 2024/575 K. 17.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20881
KARAR NO : 2024/575
KARAR TARİHİ : 17.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/91 E., 2016/438 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında; görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, verilen cezanın haksız olduğuna, ehliyeti olmadığı için polisten kaçtığına, beraat etmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanığın yönetimindeki aracı ile seyir halinde iken güvenlik güçlerinin dur ikazına uymayarak kaçtığı ve kovalamaca sonucu durdurulduğu, şikâyetçi …..’nin silahını sanığın kullandığı araca doğrulttuğu, ancak sanığın arabayı şikâyetçinin üzerine sürerek çarpması sonucu şikâyetçinin elindeki silahın patladığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Temyizi Yönünden
Şikâyetçinin, sanığın direnme eylemlerini aşamalarda istikrarlı şekilde anlatması, dosya arasında bulunan olay tutanağı, tanık beyanı ve sanık savunması ile olayın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, saldırıda kullanmaya elverişli olması nedeniyle silahtan sayılan otomobil ile gerçekleştirmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.