Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/21105 E. 2024/790 K. 22.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21105
KARAR NO : 2024/790
KARAR TARİHİ : 22.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/709 E., 2016/362 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan iki kez, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis 4 gün adli para cezası karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, delillerin hukuka aykırı toplandığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin değerlendirilmediğine, üzerine atılı suçların oluşmadığına ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talep edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hakkında ihbar olan sanık ile kolluk görevlilerinin telefonda iki bayanla cinsel birliktelik için anlaşmaları üzerine verilen yere gittiklerinde sanığın müşteri bulmak, parayı almak suretiyle sanığın fuhşa teşvik, suçun yolunu kolaylaştırdığı, aracılık ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın, polis memurunun kendini müşteri olarak tanıttığı, ardından sanık hakkında işlem yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına haber verilerek diğer işlemlerin gerçekleştirildiği belirlenerek yapılan incelemede,
A. Mağdur … Y.’ya Yönelik Fuhuş Şuçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu ve sanığın “mağduru 15 kez müşteriye götürdüğü, aracın gaz parasını aldığı” şeklindeki savunması ile mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanıyla saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir
B. Mağdur …..’ya Yönelik Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi hiç bir zaman kışkırtıcı ajan gibi hareket edemeyecek olup önceden failde bulunmayan suç işleme kastı oluşturarak, faili suç işlemeye azmettiremeyecektir.
Somut olayda, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın, Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle polis memurunun kendini müşteri olarak tanıttığı, sanığın mağdurları getirerek parayı almasının ardından sonra polis olduğunu açıkladığı, konu ile ilgili nöbetçi Cumhuriyet savcısına daha sonra bilgi verildiğinin 26.11.2014 tarihli tutanaklar kapsamından anlaşılması ve adli kolluk görevlileri tarafından yapılan işlemlerin, 5271 sayılı Kanun’un 123 ve 127 nci maddelerine aykırı olması, bu nedenle elde edilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş nitelikte bulunması, kaldı ki fuhşa aracılık edildiği iddiasının, sanık tarafından inkar edilip, mağdur tarafından da doğrulanmaması karşısında, fuhuş suçunun işlendiğine ilişkin, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Mağdur … Y.’ya Yönelik Fuhuş Şuçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Mağdur …..’ya Yönelik Fuhuş Şuçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.