Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/21182 E. 2024/336 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21182
KARAR NO : 2024/336
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/672 E., 2016/112 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci maddeleri gereği 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın hakaret etme kastının bulunmadığını, katılan ile telefon görüşmesini bitirdikten sonra telefonun kapanmış olduğu düşüncesiyle arabada yanında oturan arkadaşı ile yarım kalan konuşmasına devam ettiğini, arkadaşının telefonunu oğlunun dükkânında unutmasına ve gün boyu işlerin yolunda gitmemesine sinirlendiğini, bu nedenle cezaya konu sözleri sitem olarak ortaya söylediğini, telefonun hala açık olduğunu bilmemesi ve şikâyetçinin bu sözleri sadece duymuş olmasının kast unsurunu ortadan kaldırdığına, vesaire ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteği; sözlerin cinsel içeriğe sahip olduğuna, üst sınırdan cezaya hükmedilmesi veya üst sınıra yakın cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin memur olan şikâyetçiye telefonda “Bu nasıl iletişimsizlik, hay a…. koyayım” dediği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanık ile aralarında dosyaya yansıyan husumet bulunmayan katılan beyanından anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine yönelik, Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.