YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22423
KARAR NO : 2023/25641
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/814 E., 2016/75 K.
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 7300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında mühür bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesi uyarınca 3600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, aynı suçtan dolayı iki kez ceza verildiğine, yasal olarak yapılmış bir mühürleme işlemi olmadığına, mühürleme yapıldığına ilişkin tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığına, mührün kim tarafından kırıldığına ilişkin bir tespitin söz konusu olmadığına, inşaatı sürdüren ustaların para kazanmak amacıyla inşaatı bitirmek için mührü kırıp inşaata devam ettiklerine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça konu yerde bulunan inşaatın üçüncü normal kat seviyesinde ruhsata aykırı demir profil kurulmuş vaziyette iken 02.12.2013 tarihinde durdurma zaptı ile mühürlenerek durdurulduğu ve iddianame tanzim edildiği, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada bahse konu yere keşfe gidilerek bilirkişi raporu alındığı, yapılan keşifte sanığın bahse konu yerdeki inşaat mührünü kırarak inşai faaliyetlerine devam ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 02.12.2013 tarihli inşaat durdurma zaptı sebebiyle sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 13.03.2014 tarihinde iddianame tanzim edildiği, sanığın Cumhuriyet başsavcılığında alınan 29.04.2015 tarihli ifadesinde inşaatı 2014 yılının Eylül veya Ekim aylarında bitirdiğini beyan etmesi karşısında hukuki kesintinin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın aynı suç sebebiyle iki kez ceza aldığına ilişkin temyiz sebebinin reddi gerekmiştir.
2. 02.12.2013 tarihli inşaat durdurma zaptında inşaatın mühürlenerek durdurulduğunun gösterilmesi, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili imzalı 03.12.2013 tarihli teklif yazısında zaptın bir suretinin inşaat mahalline bırakıldığının belirtilmesi ve sanığın Cumhuriyet başsavcılığında alınan 29.04.2015 tarihli ifadesinde belediye tarafından mühürleme işlemi yapıldıktan sonra ustaların inşaata devam ettiğini ve kendisinin bundan haberi olduğunu, tutanak tutulduktan sonra da inşaata devam ettiğini beyan etmesi karşısında, sanığın yasal bir mühürleme işlemi olmadığı, kendisine tebligat yapılmadığı ve mührü kıranın kendisi olmadığına ilişkin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
Hükmün gerekçe kısmında alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiğinin belirtilmesine karşın kurulan hükümde alt sınırdan uzaklaşılmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmıştır.
1. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı alt bendi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
2. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçuna İlişkin
Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.