Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/23004 E. 2021/21237 K. 09.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23004
KARAR NO : 2021/21237
KARAR TARİHİ : 09.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda sanığın, katılanlara söylediği kabul edilen “sizin kodunuz kaç, şimdi Ömer beyi arıyorum, sizi bildiriyorum, ben gazeteciyim, siz beni tanıyacaksınız… 4625 siniz siz, yarın Savcı ile görüşürüm…” şeklindeki sözlerin, görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturmadığı gözetilmeden yersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
CMK’nın 231. maddesi uyarınca beş yıllık denetim süresi içerisinde suç işleyen sanık hakkında, hükmün açıklanmasına sebebiyet veren ihbara konu ilamda, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçunun birlikte işlendiği, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürülüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı TCK’nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan suçlara ilişkin mahkumiyet hükümleri açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
4- TCK’nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 09/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.