YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24593
KARAR NO : 2023/19743
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/139 E., 2016/170 K.
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanıkların göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; yasal olmayan yollardan ülke dışına çıkmak amacıyla gemide bulunduklarına, suçun mağduru olduklarına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü … Körfezinden Kıbrıs istikametine doğru bir teknenin yasa dışı yollarla düzensiz göçmen taşıdığı ihbari üzerine kaptanlığını ölen sanık …’ın, tayfalığını sanıklar … ve …’un yaptığı balıkçı teknesinin 01:40 sıralarında … açıklarında 28 mill mesafedeki alanda durdurulduğu ve teknede Suriye, Irak, Filistin ve Lübnan uyruklu toplam 225 düzensiz göçmenin yakalandığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıklar suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Geçmişe dönük iletişim trafiği ( HTS) kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
4. Olay tutanağı, sanık …’e ait gemi adamı belgesi, sanık …’un 11.05.2015 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikâyet içeriği, mağdurlar ve ölen sanık …’ın anlatımları iddiayı doğrular niteliktedir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanıkların savunması, mağdur beyanları, sanık …’ın anlatımları, olay tutanağı ile HTS kayıtları karşısında suçun sübutuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanıkların temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 01.11.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle yukarıda tarih ve sayısı bildirilen incelemeye konu Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; Sanıklar … ile …’un eylemlerinin göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturup oluşturmadığı noktasındadır.
Öncelikle TCK 79. maddede düzenlenen Göçmen Kaçakçılığı suçunun incelenmesi gerekir.
1) Göçmen kaçakçılığı suçu TCK’nın 79. maddede;
Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;
a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.
(3) (Değişik:6/12/2019-7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur şeklinde düzenlenmiştir.
Madde başlığı göçmen kaçakçılığı olarak belirtilmiş olmasına karşın maddenin içeriğinde göçmen kavramından bahsedilmemiş ve göçmen tanımı yapılmamıştır.
Suçun Unsurları
A. Maddi Unsurlar
1. Fiil unsuru TCK’nın 79. maddesinde düzenlenen fiil; a. bir yabancının yasal olmayan yollardan ülkeye sokulması, bir yabancının yasal olmayan yollardan ülkede kalmasının sağlanması veya b. bir vatandaş veya yabancının yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkmasına imkân sağlanmasıdır. Göçmen kaçakçılığı suçu icrai hareketle işlenebileceği gibi, ihmali hareketle de işlenebilir.
Somut olayımızla ilişkisi nedeniyle 79/1b de düzenlenen bir vatandaş veya yabancının yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkmasına imkân sağlanması fiili yönünden suçun konusu yabancı olabileceği gibi Türk vatandaşı da olabilir. Yabancının ülkeye daha önceden yasal yollardan girmiş olması daha sonradan yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkarılmasını hukuka uygun hale getirmez.
“Ülke dışına çıkmak”, suçun konusunu oluşturan kişinin ülke sınırlarından başka bir ülkenin egemenliği altındaki coğrafi alana girmesi ile tamamlanır. Ülkeden çıkışa ilişkin koşullar Pasaport Kanunu’nda düzenlenmiştir. Buna göre, öncelikle ülkeden çıkışın belirlenen çıkış kapılarından yapılması (m. 1/1) ve pasaport bulundurulması (m. 2/1) gerekir. Ülkeye girişten farklı olarak çıkışta vize şartı aranmamaktadır (m. 7/1). Bu şartlar yerine getirilmeksizin kişilerin ülke dışına çıkmasına imkân sağlanması durumunda, göçmen kaçakçılığı suçu oluşacaktır.
2. Fail Herkes bu suçun faili olabilir.
3.Mağdur Bu suçun mağdurunun kim olduğu öğretide tartışmalı olmakla birlikte bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan herkes olduğu söylenebilir.
4.Konusu Göçmen kaçakçılığında yasal olmayan yollardan ülkeye sokulan yabancı veya yurt dışına çıkarılan vatandaş veya yabancı, suçun konusunu oluşturmaktadır. Yargıtay’ın istikrar kazanan görüşüne göre göçmenler göçmen kaçakçılığı suçunun yasal mağduru durumunda bulunmayıp, suçun konusunu oluşturmaktadır, suçun yasal mağduru uluslararası toplum olduğu yönündedir.
Somut olaya baktığımızda; sanık …’ın kullandığı teknede sahil güvenlik tarafından yapılan kontrolde 225 göçmenin yakalandığı sanığın Türk vatandaşı olmayan 225 yabancının yurtdışına çıkmasına imkan sağladığı tespit edilmiştir. Teknede yakalanan göçmenler dışında teknede ayrıca vatandaş olan her iki sanık da bulunmuştur.
Sanıklar … ve … savunmalarında kendilerinin de yurtdışına gitmek amacıyla tekneye bindiklerini, tekne kaptanı …’ın tekneye kendileri dışında göçmen bindirdiğini görmediklerini, teknenin hareket etmesinden sonra ambardan ses gelmesi üzerine durumu farkettiklerini, sanık …ın eylemine iştirak etmediklerini beyan etmişlerdir.
Sanık … savunmalarında … ve …’un tekneye yabancı vatandaşların alındığından haberdar olmadıklarını, kendi eylemine iştirak etmediklerini beyan etmiştir. Hatta sadece …’ı tanıdığını …’ı hiç tanımadığını, her iki sanığın teknenin ambarında göçmen bulunduğunu hareket ettikten sonra farkettiklerini beyan etmiştir.
Bilgisine başvurulan göçmenler sanıklar … ve …’u hiç görmediklerini beyan etmişlerdir.
Ceza Muhakemesinin en temel evrensel ilklerinden biri şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilke gereği bir kişinin mahkumiyetine karar verebilmek için her tür şüphenin yenilmesi yargılama sonucunda sanığın atılı suçu işlediğini hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekir.
Somut olayımızda her iki sanığın teknede bulunmak dışında atılı suça iştirak ettiklerine dair hiçbir delil yoktur. Göçmenleri yurtdışına götürecek kişi olan tekne kaptanı açık bir şekilde her iki sanığı göçmenlerden haberdar olmadıklarını, hiçbir maddi menfaat elde etmediklerini bildirerek tüm aşamalarda sanık savunmalarını doğrulayan beyanda bulunmuştur. İfadesine başvurulan göçmenler de yine sanıkların kendileriyle hiç karşılaşmadıklarını beyan ederek sanık savunmalarını doğrulamışlardır. Bu nedenle sanıkların atılı suçu işledikleri hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanamamıştır. Diğer iki sanığın beraati yerine mahkûmiyeti yönündeki yerel mahkeme kararının bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne karşıyız.