YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24617
KARAR NO : 2021/22365
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Sanığın yokluğunda verilen Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/663 esas, 2014/228 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, aynı zamanda bilinen en son adresi olan MERNİS adresine, öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 24/04/2018 tarihli 2018/183 esas ve 2018/410 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin sanık hakkında verilen Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24/02/2010 tarihli 2009/145 esas, 2010/197 karar sayılı mahkumiyet kararı olduğu anlaşıldığından, sanığın 24/02/2010 tarihli mahkumiyet kararına göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla,
Sanık …’in temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. 66/2. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 22/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.