YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/261
KARAR NO : 2023/10818
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun’un (5237 sayılı Kanun) 125 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca ceza tayin edilip, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.
B. Tebliğname’de sanık hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükmü temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteğinin; olayda 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığı, hakaretin karşılıklı olmasının gerekeceği, karşılığın ise kendisine hakaret edilen kimsenin karşılık verme ihtiyacını hissetmiş ve psikolojik zaruret içinde hakarette bulunması halinde kabul edilebileceğine, iki hareket arasında illiyet bağı bulunması gerektiğine, ikinci hakarete ilk hakaretin sebebiyet vermesi gerektiğine, katılanın yazdığı iddia edilen mesajlar ile sanığın hakaretleri arasında 5 aylık bir süre geçtiğinden illiyet bağının ortadan kalktığına, bunun bir karşılık verme amacını taşımadığına, sanığın suç kastıyla hakaret ettiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın … isimli mesajlaşma servisi üzerinden 18.09.2014 tarihinde katılana “Allah belanı versin…, ruh hastası…adi k…hpe. Sen maymuna benziyorsun. …’a git suratına tükürecek insanlar var, senin gibi ruh hastasını hastane paklar, hoşt köpek, hırsızlık yapın siz.” şeklinde mesaj gönderdiği, ancak sanığın jandarma tarafından alınan ifadesinde ve telefon kayıtlarının incelenmesinde; katılanın da sanığa 11.04.2014 tarihinde farklı saatlerde hakaret içeren ifadelerde bulunduğu tespit edildiğinden, hakaretlerin karşılıklı olduğu kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair yönlerden;
1. Hakaret suçunun karşılıklı işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” yerine “ceza vermekten vazgeçilmesine” şeklinde karar verilmesi ve hüküm kısmında dayanak Kanun maddesi olan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinin yazılmaması,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken önce hapis cezası şeklinde mahkûmiyet hükmü kurulup sonra ceza verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi,
3. Sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı hakaret suçunu, katılanın sürekli olarak … üzerinden hakaret içerikli sözler yazıp sonradan silmesi üzerine kendisinin de buna istinaden o sözleri yazdığını ikrar etmesi ve mahkemenin de kabulü dikkate alındığında Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan ceza tayinine ilişkin kısımlarının çıkarılarak yerine “sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.