YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27347
KARAR NO : 2021/22608
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanık …’e yükletilen katılan …’e yönelik yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-) Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın, katılan …’e söylediği kabul edilen ”… Bana bu ithamları nasıl yaparsın, senin kesin bu … otelle bir ilişkin var, kesin oradaki kadınlarla ortaklığın var, … otelin ortağısın, o kadınlar seni kullanıyor” şeklindeki sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
b-) Sanığın, jandarma görevlisi olan katılan …’e ‘‘zaten ben dengesiz bir adamım, seninle sonuna kadar uğraşırım, sen benim kimleri tanıdığımı bilmiyorsun, seni tepeden ezdiririm, bana bu ithamları nasıl yaparsın,’’ diyerek görevini yapmasını engellemek için tehdit ettiğinin kabul edildiği somut olayda, sanığın katılanın görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, olayın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdide konu sözün, sonuç almaya elverişli, objektif olarak katılan üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte bulunmaması nedeniyle görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurunun oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
c-) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan kurulan hükümde, tanık …’ın aşamalardaki ifadelerinde katılanın hakaret iddiasını doğrulaması karşısında, bu tanığın beyanına neden itibar edilmediği denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.