YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27690
KARAR NO : 2023/17468
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, karşılıklı hakaret söz konusu olmadığı halde sanık hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğu bu nedenle bozulması gerektiği talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın ticaret borsasında genel sekreter, sanığın ise borsa başkanı olduğu, katılanın iş akdinin sona erdirildiği, katılanın sanığa “Ağustos 2009 başında size güvenerek ve tabi olduğumu sanarak, çalışmakta olduğum işimden Cuma günü kendi isteğimle istifa ederek, yine size güvenerek mütakip pazartesi borsada çalışmaya başladım. Üstelik … Göz Hastanelerinde haftada sadece 3 gün (Part-Time) Genel Koordinatör olarak çalışmaya karşılık ayda net 3000 Tl alırken, borsada 2500 Tl ye başladım. Söz konusu iş yerinden istifa dilekçemi de istedim. Ulaştığında onuda göndereceğim. SSK dan aldığım prim ödeme dökümüde ekli dosyada. Ben işten atılıp boşta gezerken ne sizden ne de başkasın dan iş talebinde bulunmadım. Üstelik aynı zamanda kendi şirketim ve bahçelerimle de ilgileniyordum… Müslüman insanlar, müslüman gibi imanlı görünüyorsa her konuda müslüman gibi dim dik ve omurgalı davranmalı… Rabbim önce beni ve tüm insanları islah eylesin.” şeklinde mesaj gönderdiği, sanığın ise katılana “Sende omurga varmı. Hayatın yalan ve riya üzerine kurulmuş. Eşine ve çocuklarına da Allah yardım etsin. Sana söylenecek başka bir söz bulmak zor.” şeklinde mesaj gönderdiği, hakaret eylemlerinin karşılıklı olduğu kabul edilerek sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında kurulan hükmün onanmasına ilişkin Tebliğname’deki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu olayda, sanığın katılana yönelik gönderdiği kabul edilen mesaj içeriklerindeki sözlerin, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olup, hakaret suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi uyarınca hakaretin karşılıklı olarak işlendiğinin kabul edilmesine karşın, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi yerine, (b) bendi olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.