YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28027
KARAR NO : 2024/541
KARAR TARİHİ : 17.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/219 E., 2016/88 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz isteği; eksik incelemeyle, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, pankarttaki yazının siyasi eleştiri sınırını aştığına, katılanların rüşvet suçunu işlediği yönünde intiba uyandırıldığına, katılanın malvarlığında hukuka aykırı bir artış olmadığına dair sunulan rapor karşında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, ifade hürriyeti bahanesiyle kişilerin şöhret ve haklarına tecavüz edilemeyeceğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
Katılanlar …, … vekilinin temyiz isteği; kararın hukuka ve usule aykırı olduğuna, suça konu ibarenin ağır eleştiri kabul edilemeyeceğine, masumiyet karinesi gereğince haklarında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan kişilere karşı durumun aksine şekilde sarf edilecek sözlerin hakaret suçunu oluşturacağına, pankartta yazılı ibarelerin gerçeğe uygun olmadığına, bilginin doğruluğu kriterinin karar verilirken değerlendirmeye alınmadığına, dava konusuna ilişkin olarak başka Mahkemelerin sanıkların cezalandırılmasına karar verdiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde üzerinde katılanların resimleri olan ve “Soyulduk ey halkım unutma bunu 17-25 aralık haftası yolsuzluk ve rüşvetle mücadele haftası olsun” yazılı pankart taşımak suretiyle katılanlara hakaret ettiği iddiasıyla kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, suça konu pankartta katılanlara yönelik açık bir suç isnadında bulunulmaması, katılanların siyasi kişilikleri ve görevlerinin niteliğinin eleştirilere açık hoşgörülü ve tahammüllü olmayı gerektirmesi, sabit olan eylemin eleştiri niteliğinde olması nedeniyle ifade özgürlüğü kapsamında bulunduğundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 30.06.2015 tarihli savunmasının alınması işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.