YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2873
KARAR NO : 2022/24108
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre, temyizin kapsamının, sanık … hakkında tehdit, kasten yaralama ve katılan …’a karşı hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri ile katılanlar … ve …’e karşı hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı, sanık …’nin, katılan …’a karşı hakaret suçundan verilen mahkûmiyet ile katılanlar … ve …’e karşı hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükümleri ve sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu belirlenerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A- Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükümlerine yönelik temyizde;
Sanıklara atılı suça ilişkin yasa maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar … ve …’nin temyiz isteği bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,
B- Sanık … hakkında tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, sanık …’nin katılan …’a karşı hakaret suçuna ilişkin verilen mahkûmiyet kararının ve sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, somut olayda, sanık …’nin tehdit eylemini katılanlar …, … ve …’a karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, sanığın yalnızca müşteki …’ye karşı ayrıca uzlaştırma kapsamında olmayan silahla kasten yaralama suçunu işlemiş olması nedeniyle tehdit eyleminin bu katılana yönelik uzlaştırma kapsamında bulunmadığı, ancak müşteki …’e karşı tehdit ve …’e karşı tehdit ile hakaret eylemleri yönünden CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması karşısında; anılan Kanun’un 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince uzlaşma işlemleri uygulanarak sonucuna göre sanığın …’a karşı hakaret suçundan hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde ve tehdit suçuna ilişkin olarak da sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanık … hakkında katılan …’ye karşı yaralama eylemi yönünden TCK’nın 86/2, 3-e ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olması karşısında, sanığa ek savunma hakkı verilmeksizin tamamlanmış kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
3- Sanık … hakkında TCK’nın 106/2-c, 43/2, 125/1-4, 43/2. madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında sanığın hakaret eyleminin, uzlaştırma kapsamında bulunmayan TCK’nın 106/2-c madde ve fıkrasında düzenlenmiş olan tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, CMK’nın 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde tehdit suçuna ilişkin beraat hükmü kurulması karşısında, hakaret suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, anılan Kanun’un 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin, katılan …’nin anlatımında, sanığın koluna ve bacağına tekme attığını belirtmesi, katılanın adli muayene raporunda, sağ diz ve sağ dirsekte kızarıklık olduğunun ifade edilmesi karşısında, dosyada mevcut kamera görüntüsü inceleme tutanağında, sanık …’nün, katılan …’ye tekme salladığının, 01.06.2014 tarihli olay ve yakalama tutanağında ise tekmenin isabet etmediğinin belirtildiği ve dosyada mevcut CD içeriğinde yer alan görüntülerde, sanık …’nün iki kez tekme salladığı ancak katılana isabet etmediği anlaşılmakla birlikte olay yerinde bulunan kişiler arasında arbede yaşandığı da dikkate alındığında, katılanın kol ve bacağında meydana gelen kızarıklıkların sanığın eylemden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti yönünden, mevcut CD içeriğinde yer alan görüntülerin ayrıntılı bir çözümü yaptırılarak sonucuna göre sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden dosya içeriğiyle uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar …, … ve …’nün temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.