Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/2888 E. 2023/16761 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2888
KARAR NO : 2023/16761
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin Kararı ile
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
3. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin olduğu,
Sanık …’ın temyiz isteğinin resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkin olduğu,
Sanık …’un temyiz isteğinin suçu işlemediğine, orada bulunmayan tanık beyanı ile karar verildiğine ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hükümlü olan sanıkların Devlet Hastanesi’nin diş polikliniğinde muayeneleri bittikten sonra mahkum koğuşuna alındıklarında istedikleri tedavinin yapılmaması nedeniyle taşkınlık çıkardıkları, diş hekimlerine yönelik sinkaflı hakaret ettikleri ve sanık … ‘ın ayrıca infaz koruma memuruna yönelik “Şerefsiz” demek suretiyle hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, tutanak tanıklarının beyanları, CD inceleme raporu ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca ve sair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanıkların mağdurlar ve şikâyetçinin gıyabında hakaret ettiğinin anlaşılması ve 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesinin gerekmesi ve yargılama aşamasında iki tanığın dinlenilmesi karşısında, ihtilatın somut olayda ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan eksik incelemeyle mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Sanık …’un mağdurlara yönelik hakaret eylemlerini aynı olay bütünlüğü içerisinde, kısa zaman aralığında ve aynı suç kastı ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında hakaret suçları açısından zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip, bu cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile artırılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
b. Sanıkların hakaret eylemlerini 04.09.2014 tarihli tutanak içeriği ve tutanak tanıkları beyanlarına göre hükümlülerin tutuldukları koğuşta gerçekleştirdiğinin açıklanması karşısında aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilen cezanın anılan Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince artırılması,
c. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükümde Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesi gerekliliği,
d. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken tekerrüre esas alınan ilamların gösterilmemesi,
e. Aleniyet unsurunun oluşmadığının kabulü halinde,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.