YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2909
KARAR NO : 2023/16267
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına, hak yoksunluklarına, verilen hapis cezasının ertelenmesi ile denetim altında bulundurulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve dosyada dinlenilen tanık beyanları ile görüntü kayıtlarına itibar edilmesi gerektiğine ve re’sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Görevli polis memurlarının ticari takside bir kişinin ayaklarını pencereden dışarı çıkarmak sureti ile yolculuk yaptığını görmeleri üzerine aracın durdurularak içinde bulunanların indirildiği, yapılan kimlik kontrolü sırasında sanığın kimliğini vermediği ve görevlerini yapan şikâyetçi polis memurlarına yönelik sinkaflı hakaret ettiği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tarafsız tanık beyanları, tutanak içeriği ve müştekilerin aşamalardaki beyanları kapsamında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanığın hakaret eylemini iki polis memuruna yönelik olarak gerçekleştirdiği kabul edilerek yapılan tatbikatta uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin beşinci fıkrası olarak gösterilmesi kanuna aykırı değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde (b) bendinin üçüncü paragrafından “kurul halinde” ve “125 inci maddesinin beşinci fıkrası aracılığıyla” ibarelerinin çıkartılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.