YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2945
KARAR NO : 2023/16472
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanıklar hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteğinin; program incelendiğinde sanıkların kullandıkları dil ve mimikler ile hakaret ettiklerine, sanık …’ün … İl Müdürlüğüne yaptığı şikâyetinde kendisi tarafından suçun işlenmediğini kesin olarak bildiği halde mercilerin dışında kalan kişilere bunu duyurmasının hakaret suçunu teşkil edeceğine, kararın kaldırılmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların; … televizyonunda yayınlanan “…” isimli spor programında katılanın ismini vermeden “Şehit yakını olduğu için işe alınan kişi.” olarak katılanı kastettikleri ve katılana yönelik olarak “Kardeşi şehit olduğu için çalıştığı kurumda kayrılan, posta koyan, başına buyruk hareket eden, kuruma ait eşyaları kendi menfaati için kullanan, kurumda dilediği gibi hareket eden.” gibi sözler söyledikleri iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair yönlerden yapılan incelemede; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5 inci maddesinde yer alan, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, beraat eden sanıklar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Hazineden alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde katılandan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücretine ilişkin paragrafın çıkarılarak yerine; “Sanıklar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1.500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden tahsili ile sanıklara verilmesine.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.