YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30184
KARAR NO : 2021/24688
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
KARAR
Hakaret ve basit yaralama suçlarından şüpheli… ile hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Görele Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/07/2019 tarihli ve 2019/877 soruşturma, 2019/556 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Giresun Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/11/2019 tarihli ve 2019/2290 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06/04/2021 gün ve 2021/3823 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, Görele Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müşteki şüpheli …’ın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince 18/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Somut olayda, Görele Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, müşteki şüphelinin mernis adresi olan “…. Akköy Çanakçı/Giresun” adresine mernis şerhi düşülerek “…tebliğ adresinin kapalı olması nedeniyle… 21/2. gereğince….mahalle muhtarına 18/07/2019 tarihinde teslim edilmiştir…haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı” şeklinde bir açıklamaya yer verilmek suretiyle 18/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, adres kapalı olmasına rağmen sanığın belirtilen adreste oturup oturmadığı ya da adresten ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden, 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan mernis adresine tebligat yapılmasının usul ve yasaya uygun olmaması sebebiyle, müşteki şüpheli vekilinin öğrenme üzerine verdiği 28/08/2019 tarihli dilekçenin süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olduğu gözetilerek, müşteki şüpheli vekilinin itirazı üzerine esas hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde süre yönünden ret kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1- 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.
2- CMK’nın 331/4. maddesinin ‘Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.’ düzenlemesi karşısında,
İncelenen somut olayda;
1- Her ne kadar şüpheli… hakkında hakaret ve tehdit suçlarınden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şüphelinin itirazının bulunmadığı, Giresun Sulh Ceza Hakimliğinin 06/11/2019 tarih ve 2019/2290 değişik iş sayılı kararının şüpheli … hakkında verilen karara yönelik olduğu,
2- Müşteki …’a öncelikle Tebligat Kanunun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usülsüz olduğu,
3- Müşteki …’a kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 18/07/2019 günü tebliğ edildiği ve müştekinin adli tatil içerisinde 29/08/2019 tarihli dilekçe ile itiraz isteminde bulunduğu, müştekinin itirazen inceleme isteminin süresi içinde olduğu halde işin esasının incelenmesi gerekirken, süreden sonra kabulüyle reddine dair Giresun Sulh Ceza Hakimliği’nin 06/11/2019 tarihli değişik iş kararının hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Giresun Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/11/2019 tarihli ve 2019/2290 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 18/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.