YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30727
KARAR NO : 2022/6074
KARAR TARİHİ : 28.02.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık …’in sabıkasında aynı mağdura yönelik olarak işlediği fuhuş suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda yeterli kanaat oluşmadığından bahisle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkeme kararının yerinde olduğunun kabul edilmesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13/12/2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi karşısında; tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşüncelere katılınmayarak, yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A) Sanık …’e ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK’nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
B) Kabule göre ise;
1) Sanıkların, mağdura yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlediklerinin anlaşılmasına karşın, haklarında TCK.nın 43/1. maddesi uygulanmaması,
2) Sanıklar hakkında temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükümlerde çelişkiye düşülmesi,
3) Sanık …’in 02/06/2014 tarihli talimat duruşmasındaki lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 52/4. maddesindeki mehil verilmesi veya taksitlendirmeyi de kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı ilkesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.