YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30791
KARAR NO : 2021/25575
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
K A R A R
Hakaret, tehdit ve basit yaralama suçlarından sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 (2 kez), 86/3-e, 106/1, 125/1, 125/4, 29/1 21/2, 62/1 (4 kez) ve 52/2. (3 kez) maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para, 1.500,00 Türk lirası adli para, 1.740,00 Türk lirası adli para ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2020 tarihli ve 2020/407 esas, 2020/575 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2021 tarihli ve 2021/34 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/06/2021 gün ve 2021/61690 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Bodrum Ağır Ceza Mahkemesince “sanığa isnat edilen eylemlerin basit yaralama, tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin olduğu, basit yaralama suçu için temel ceza miktarının 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası, tehdit suçu için temel ceza miktarının 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası, hakaret suçu için temel ceza miktarının 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak belirlendiği, bu halde 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğu, Anayasa Mahkemesinin bu husustaki iptal kararı gözetilerek sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilebilmesi, gereği için dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu” gerekçesiyle kabulüne ilişkin karar verilmiş ise de;
1-Dosya kapsamına göre,
5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde yer alan “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun’un 251/6. maddesinde yer alan, “Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca basit yargılama usulünü uygulayıp uygulamaması hususunun tamamen hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu, Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesince maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için tanık dinlenmesi gerektiğinden bahisle basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2-Kabule göre de,
5271 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinde yer alan “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeler ile 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, anılan iptal kararının yürürlüğe girmesi ile birlikte artık 01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanabilmesinin önünde kanuni bir engel kalmadığı, ayrıca Anayasa Mahkemesince söz konusu düzenlemenin lehe veya aleyhe hükümler içerip içermediğine yönelik değerlendirmelerin ise 01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar yönünden sınırlı olarak yapıldığı, bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesinde “….Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklinde lehe düzenleme yapıldığı gerekçesiyle bu usulün uygulanmasının zorunlu olduğuna dair bir sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığı gibi, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2020 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesince karar verildiği, bu halde 01/01/2020 tarihinden sonra kovuşturma evresine geçilmiş olduğundan, Anayasa Mahkemesi’nce 5271 sayılı Kanun’un geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresi iptal edilmemiş olsaydı dahi, basit yargılama usulünün somut olayda uygulanabileceği ve anılan iptal kararının dosyaya bir yenilik katmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir”
Aynı Kanun’un 251/6. maddesinde yer alan, “Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda;
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilen tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarının 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, ancak 5271 sayılı Kanun’un 251/1. maddesinde yer alan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, basit yargılama usulünün uygulanmasının bir zorunluluk olmadığı, hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu; kaldı ki, 5271 sayılı Kanun’un 251/6. maddesinde yer alan, “Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.” şeklindeki düzenlemenin de basit yargılama usulünün uygulanmasının hakimin takdir hakkına ilişkin bir konu olduğunu teyit ettiği,
Mahkemesince de kararda açıkça basit yargılama usulünün uygulanmayacağının takdir edildiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2021 tarihli ve 2021/34 değişik iş sayılı sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2021 tarihli ve 2021/34 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.