Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/31645 E. 2021/27221 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31645
KARAR NO : 2021/27221
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi , kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
1- UYAP’tan alınan güncel nüfus kaydına göre, temyiz talebinde bulunan katılan …’ın hüküm tarihinden sonra 13/10/2015 tarihinde öldüğü, CMK’nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, katılan ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin ölümle son bulduğu, ölenin mirasçılarının ise katılanın haklarını takip etmek üzere CMK’nın 243. maddesi gereğince davaya katılmadıkları ve bu nedenle temyiz edenin buna yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, … vekilinin katılan sıfatıyla yaptığı TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2- … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık … hakkında ise hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
a-Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, katılan sanıkların kullandığı numaralara ait iletişimin tespiti kayıtlarına dair CD içeriğine göre çok sayıda karşılıklı aramanın bulunduğu dikkate alındığında, bu kayıtların incelemesinden sonra TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun sırf huzur ve sükunu bozma saikinin somut olayda ne şekilde gerçekleştiği yöntemince tartışılmadan yetersiz gerekçe ile sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
b- Sanık …’nın katılana göndermiş olduğu mesaj içerikleri gözönüne alındığında eylemin TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hakaret suçundan hüküm kurulması,
c- Kabule göre de,
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulamasıyla ilgili olarak CMK’ ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020 /81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
d-UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, sanık …’ın 13/10/2015 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, ölümün doğruluğu kesin biçimde saptanarak, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nın 64 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık … ve katılan sanık … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye kısmen uygun olarak sanık … hakkında başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, sanık … Bağdat hakkında yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.