Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/31786 E. 2022/26616 K. 30.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31786
KARAR NO : 2022/26616
KARAR TARİHİ : 30.12.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret

KARAR
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Hakaret suçuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün, CMK’nın 279/1-b maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olması ve dolayısıyla başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, katılan … vekili ile katılan … Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, aynı Kanun’un 264/1. maddesinde kanun yoluna başvurmada yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından sanığın başvurusunun itiraz mahiyetinde olduğu kabul edilerek, dosyanın incelenmeksizin itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmek üzere dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
B- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükümlerin temyizinde;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi gereğince katılanlar … ve … vekili ile katılan … Bakanlığı vekilinin tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
C- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından CMK’nın 288 ve 294. maddeleri kapsamında sanık müdafisi, katılanlar vekili ve katılan … Bakanlığı vekilinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek yapılan incelemede:
Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafisinin temyizinin, sanığın tehdit suçunu işlediği iddia edilen aletin boyutu ve şeklinin belirlenmediğine, bu alete ilişkin katılanların ve tanıkların farklı anlatımlarda bulunduğuna, kamera görüntülerinde öfke ve heyecan göstermeyen sanığın katılanları tehdit etmesinin mümkün olmadığına, beraat etmesi gerektiğine ve sanık hakkında CMK’nın 231/5. maddesinin ve erteleme hükümlerinin eksik gerekçeyle uygulanmadığına ilişkin olduğu; katılanlar vekilinin temyizinin, kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, tehdit suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine, sanığın, katılanlara karşı tehdit eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması yerine zincirleme suç hükümlerinin uygulandığına, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması sırasında üst sınırdan artırım yapılmaksızın hüküm kurulduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve katılanlar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu; katılan … Bakanlığı vekilinin temyizinin ise, sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği halde Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ve sanık hakkında üst sınırdan ceza verilip indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmakla, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun’un 20/2. maddesi gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, CMK’nın 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilmeden Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisi, katılanlar … ve … vekili ile katılan … Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, bu nedenle HÜKMÜN BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 303/1. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye aykırı olarak, vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısımdan “katılan Kurum” ibaresinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİNE,
CMK’nın 304/1. maddesi gereğince dosyanın … Asliye Ceza Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere, 30/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.