YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32130
KARAR NO : 2021/30020
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İnsan ticareti, fuhuş
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı,
sanıkların müdafileri
KARAR
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre, sanıklar …, …, … hakkında mağdurlar … ve …’e karşı fuhuş eylemleri ile sanık … hakkında mağdur …’e karşı fuhuş eylemi yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair ek kararının sanıklar müdafilerine tebliğ edilmesine rağmen ek karara yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla, temyizin kapsamının, sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar …, …, … ve …’ya karşı insan ticareti suçu yönünden dörder kez verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları ile sanık … hakkında mağdurlar …, … ve …’ya karşı insan ticareti suçu yönünden üç kez mahkumiyetine dair ve mağdur …’e karşı insan ticareti ve fuhuş suçlarından verilen beraatine dair istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararlarına ilişkin olduğu belirlenerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından CMK’nın 288 ve 294. maddeleri kapsamında, sanıklar müdafilerinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek, yapılan değerlendirmede,
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararına karşı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyizinin, sanıklar …, …, … ve …’ın mağdur … ’ya karşı insan ticareti suçunun unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanık …’ın mağdur …’e karşı insan ticareti ve fuhuş eylemleri yönünden ise mağdur beyanı ve tüm dosya kapsamıyla sanığın cezalandırılması yerine, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılması gerektiği de gözetilmeden beraatine hükmedilmesi suretiyle usul ve Yasaya aykırı davranıldığına yönelik olduğu; sanık … müdafisinin temyizinin, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, yeterli araştırma yapılmadığı, somut ve yeterli delil olmadan mahkumiyet hükümleri kurulmasına ilişkin olduğu; sanık … müdafisinin temyizinin, bir kısım mağdurların müvekkilini tanımadığı, müvekilinin, mağdurların iradesini etkileyen bir eyleminin olmadığı, gerekçeli kararda müvekkili yönünden hangi seçimlik hareketin ne şekilde gerçekleştirildiğinin kabul edildiğinin belirtilmediği, usuli eksikliklerin giderilmediği ve müvekkilin eyleme iştirak ettiği kabul edilecekse de TCK’nın 39. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine yönelik olduğu; sanık … müdafisinin temyizinin, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, insan ticareti suçuna ilişkin müvekkilinin seçimlik hareketlerden herhangi birini gerçekleştirmediğine dair olduğu; sanık … müdafisinin temyizinin, sanık hakkında verilen ceza miktarlarında çelişki olduğu, delillerin hukuka aykırı elde edildiği, müvekkilini tanımadığını, görmediğini belirten mağdurlar yönünden dahi müvekkili aleyhine hüküm kurulmasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, yapılan incelemede;
1- Sanık …’ın mağdur …’e karşı insan ticareti ve fuhuş eylemlerine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı yönünden;
CMK’nın 280/1-a maddesinde, bölge adliye mahkemesinin “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği düzenlenmiş olup,
Sanık …’ın mağdur …’e karşı insan ticareti ve fuhuş eylemlerine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleriyle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “mağdurun, sanık … hakkında insan ticareti yapmak ve fuhuşa aracılık etmek suçlarını oluşturacak herhangi bir isnat ve şikayetinin bulunmaması ve sanığın, mağdur …’e karşı insan ticareti ve fuhuş suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmaması nedeniyle beraatine” karar verilmesinin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, CMK’nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
2- Sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar …, …, … ve … insan ticareti suçu yönünden dörder kez verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları ile sanık … hakkında mağdurlar …, … ve … karşı insan ticareti suçu yönünden üç kez mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararlarının temyiz incelemesinde;
Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinde düzenlenen “insan ticareti” suçunun oluşabilmesi için failin zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tabi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla mağdura yönelik olarak “tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek” biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.
a- Dosya kapsamına göre, sanıkların aşamalarda atılı suçlamayı inkar etmeleri, mağdur …’nın “… isimli şahsın kendisini aradığını, fuhuş yaparsam çok para kazanabileceğimi, …’e numaramı vereceğini söyledi, kabul ettim. … beni aradı. Alanya’ya gelirmisin dedi, kabul ettim. Otogardan … aldı, kalacağım eve götürdü. Sadece …’i tanıyorum.” şeklindeki beyanında, sanıklar hakkında kendisine yönelik insan ticareti suçunu oluşturabilecek eylemlere dair herhangi bir anlatımda bulunmaması; mağdur …’nın “arkadaşımla birlikte … olarak bildiğim şahsın yanına geldik, sarı … Lakaplı şahıs bizi otogardan almıştı, bu şahıslarla ilk görüştüğümüzde kendilerinin yabancı uyruklu bayanları, erkeklere para karşılığı verdiklerini söylemişlerdi. Bize ev kirasını nasıl vereceksiniz dedi, başka kızları erkeklere gönderiyordu, …, beni kendisine sevgili yapmıştı, sarı … sadece ihtiyacım olan malzemeleri getiriyordu, sana otellerde iş bulacağız diye oyaladılar, tüm masraflarımı … karşılıyordu. Ne iş yaptıklarını biliyordum, çaresiz kaldığım için … ile birlikte oluyordum. …’ı sadece kaldığım sitede görevli olarak biliyorum” şeklindeki beyanında, kendisinin, sanıklar tarafından tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak suretiyle fuhuş yaptırma amacıyla ülkeye sokulması, ülke dışına çıkarılması, tedarik edilmesi, kaçırılması, bir yerden başka bir yere götürülmesi, sevk edilmesi veya barındırılması niteliğinde bir anlatımının olmaması ayrıca TCK’nın 80. maddesi kapsamında çaresizlik halinden, hayatını devam ettirmek, bir yerde kalmak veya gitmek gibi konularda yapacak bir şeyi olmayan kimsenin durumunu anlamak gerekli olup, bu halin varlığının kabulü için mağdurun üstesinden gelemeyeceği bir çaresizlik ortamında bulunması gerekliliği karşısında, tüm dosya kapsamıyla mağdurların çaresizliğinden de söz edilemeyeceği dikkate alınmadan ve sanıkların, mağdurlar … ve …’ya karşı atılı insan ticareti suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin bir delilin de bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında beraat yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Sanıklar …, … ve …’in mağdurlar … ve …’e, sanık …’ın mağdur …’e karşı eylemleri yönünden ise;
Ceza yargılamasında, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamıyla, sanıkların birlikte hareket etmek suretiyle fuhuş suçunu işlediklerine dair kuşku bulunmamakla birlikte davaya konu edilen eylemlerinde mağdurlara karşı insan ticareti suçu anlamında amaç ve araç hareketlerinin varlığını ve birlikteliğini oluşturabilecek, her türlü şüpheden uzak, sanıkların cezalandırılmasına yeter, kesin bir delilin bulunmadığının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar …, …, … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, sanık Sanık …’ın mağdur …’e karşı insan ticareti ve fuhuş eylemlerine ilişkin kurulan hükümler yönünden sair yönler incelenmeksizin, diğer hükümler yönünden başkaca nedenler yerinde görülmeyerek, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın 28/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi gereğince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 22/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.