Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/325 E. 2023/16642 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/325
KARAR NO : 2023/16642
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, katılan beyanı ve tanık anlatımı çerçevesinde sanığın cezalandırılması gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak beraat kararı verildiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Taraflar arasında borç ilişkisi bulunduğu, bu sebeple sanığın katılanı birden fazla telefonla aradığı ve “Ananı avradını sinkaf ederim.” sözleriyle hakaret ettiği, 13.10.2014 tarihinde katılanı telefonla arayan sanığın “Ananı avradını sinkaf ederim, seni … da yaşatmayacağım, senin ağzını burnunu kan dolduracağım.” şeklindeki sözlerle hakaret eyleminde bulunduğu iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın aşamalarda katılanı aradığına, ancak hakaret etmediğine yönelik savunması, katılanın sanığın kendi telefonundan yaptığı aramalardaki hakaret eylemlerine ilişkin bir tanığı olmadığını belirtmesi, 13.10.2014 tarihli aramanın ise tanık …’nın telefonundan yapıldığı ve bu arama esnasında tanığın yanında olduğu şeklindeki beyanına karşılık, HTS kayıtlarında tanık …’ya ait … nolu hat ile katılan arasında bir görüşme olmadığının tespit edilmesi, keza tanık …’nın da katılanın yanında olmadığını belirtmesi karşısında, taraflar arasında çekişme bulunduğu, tanığın aşamalarda tutarsız ve katılan beyanı ile çelişkili anlatımda bulunduğu, bu suretle sanık savunmasının aksine sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delil elde edilemediği şeklindeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ilgili kısmına “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.