YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/33141
KARAR NO : 2023/16216
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamaşımından düşme kararı verilmiştir. Hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin, mahkeme kararında suç tarihinin tam olarak belirlenmediğine ve suç tarihinin 2003 yılı olduğuna dair tespitin hatalı olduğuna, suçun işlendiği tarih belirlenmeksizin ve zamanaşımını kesen sebepler dikkate alınmaksızın hüküm tesis edilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğine, kararın eksik inceleme sonucunda verilmiş olması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nce düzenlenen 23.12.2011 tarihli tutanakta sanığın kullanımında olan binanın en üst katında bulunan çatı kısmının yükseltilmek suretiyle normal kat şekline dönüştürüldüğü ve inşai faaliyetin durdurulduğu, sanık tarafından yapılan izinsiz fiziki ve inşai müdahalenin halen devam etmekte olduğu ileri sürülmüş olup, Yerel Mahkemece, sanığa atılı imar kirliliğine neden olma suçunun zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle verilen düşme kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince suça konu çatı katının 15.02.2003 tarihinden önce yapıldığı ve 12.10.2014 tarihinden önce işlenen eylemin suç oluşturmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A.İncelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında suç tarihinin 2003 olarak kabul edilmesine karşın, karar başlığında 26.02.2015 olarak hatalı yazılması,
B….’nca düzenlenen 23.12.2011 tarihli tutanakta, ”Suça konu yapıda yapılan kontrolde mevcut çatı kısmının yükseltilmek kaydıyla normal kat şekline dönüştürüldüğünün, inşai faaliyetin durdurulması suretiyle paydos edildiğinin”, dosya kapsamında bulunan 22.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise, ”Yapının en üst katında yapılan çatı kısmının yükseltilerek yüksek kata dönüştürüldüğünün, kaçak yapının 2011 yılında yapılmış olabileceğinin düzenlenen tutanakta tespit edildiğinin.” belirtilmesi karşısında, tutanak mümzilerinin mahkemece dinlenmesi suretiyle, tutanak tarihinde yapıdaki inşai faaliyetlerin nelerden ibaret olduğu, kaçak yapının hangi aşamada bulunduğu ve yapının hangi tarihte çatı kısmının yükseltilmesi suretiyle normal kata dönüştürüldüğü araştırılıp buna göre suç tarihinin kesin olarak saptanması suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
C.18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16/03/2023 tarihinde karar verildi.