YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/343
KARAR NO : 2023/16464
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın tekrar incelenmesi için temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Sanık ile katılanın kardeş oldukları, bir nedenden aralarında tartışma çıktığı, sanığın katılana sövdüğü kabul edilmiştir. Tanık …’nin beyanı dikkate alınarak sanığa atılı hakaret suçu sabit görülmüştür.” şeklindeki gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçlarının birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, hakaret suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamda yer alan mahkeme adının yanlış yazılması suretiyle çelişkiye yol açılması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’ün temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.