Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/36051 E. 2023/20138 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/36051
KARAR NO : 2023/20138
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/138 E., 2018/1060 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2014/1064 Esas, 2017/702 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliğine neden olma suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği,
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin başlıkta bilgileri yer alan kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin istinaf başvurusu üzerine sanık hakkında kurulan beraat hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca Mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılarak hukuki durumunun yeniden tayin edilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğine dair mahkûmiyet için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suça konu yapının yer aldığı 108 ada, 1 parsel numarasına tekabül eden … mevkii, … parselin güneyinde bulunan 46×58 metre kare inşaat alanlı, yığma bina cinsinde kaçak yapıya Alanya Belediyesi tarafından 17.01.1985 tarihinde ruhsat verilmesinin kararlaştırıldığı, ardından sanık ve temyiz dışı kişiler tarafından yapılan gecekonduların sahiplerine tapularının verilmesi işlemleri kapsamında gayrimenkulün önce 07.07.1988 tarihinde Alanya Belediyesi adına tescil edilip ardından 08.11.1988 tarihinde Zerrin B. isimli kişiye satışının yapıldığı, bu kişinin de taşınmazı 29.11.1988 tarihinde Mustafa B.’ye sattığı, binanın 2001-2007 tarihleri arasında tanık İ. Y. tarafından Konaklı Belediyesinden alınan iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile restaurant olarak işletildiği, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11.05.2007 ve 30.07.2007 tarihli kararları ile ruhsatlı alan dışına taşan 8×12,5 metre karelik kısım tespit edilip, bu kısmın kaldırarak mevcut restuarant fonksiyonuna uygun olarak imar planının belediyece hazırlanarak koruma kuruluna gönderilmesinin istenildiği, ancak 11.05.2007 tarihinden sonra Koruma Kuruluna bu planın yapılıp gönderilmediği, 2014 yılı Şubat ayında sanığın belediyeden herhangi bir ruhsat ve izin almadan söz konusu yerde inşai faaliyete giriştiği, bu inşai faaliyet kapsamında Koruma Kurulunun belirlediği 8×12,5 metre karelik fazlalığı giderdiği, ancak 110 metre karelik mesken-depo şeklinde bina vasfında, ruhsat gerektiren sabit yapı inşa ettiği, Alanya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/30 D. İş (Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/29 D. İş sayılı dosyası ile birleşik) sayılı dosyasında alınan 05.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda inşa edilen binanın yeni olduğunun tespit edildiği, inşa edilen bu yeni binanın 17.01.1985 tarihinde ruhsat verilmesi kararlaştırılan ve 08.11.1988 tarihinde Zerrin B.’ye satışı yapılan 46×58 metre kare inşaat alanlı, yığma bina cinsindeki yapının tadilat görmüş, yenilenmiş hali olarak kabulüne olanak bulunmadığı, inşaat alanı, binanın cinsi, kullanılan malzemelerin niteliğine nazaran 18.09.2017 tarihli bilirkişi raporundaki binanın +25 yıllık olduğu tespitinin yerinde olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporu ile sanığın savunmasına itibar edilmeyerek Bölge Adliye Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediğine dair tam bir vicdani kanaate ulaşılarak, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında dava konusu ada ve parsele ilişkin 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan da dava açılmış olması karşısında, Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/226 Esas 2016/318 Karar sayılı ilamının akıbeti araştırılarak, eylemin sübutu halinde 2863 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığı belirlenerek, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi uyarınca sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2. 18.09.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre suça konu yapının tadilat görerek 25 yıldan yaşlı olduğu belirtilmesine karşın 05.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda aynı binanın yeni ve bakımlı olduğu sonucuna varıldığı dikkate alındığında; söz konusu yapının daha önceden ruhsatlandırılan yapının tadil edilmesi suretiyle inşaa edilen bir yapı mı yoksa eski yapının yıkılarak yeniden inşaa edilen bir yapı mı olup olmadığı hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
3. Kabule göre; hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.