YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/371
KARAR NO : 2023/16069
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık müdafiinin kendisine tefhim edilen hükme karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.11.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin, sanığın hakaret eylemini aleni olarak işlemesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği artırım yapılmayarak eksik ceza tayin edildiği ve bu nedenle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılanlara hitaben “Saat geç olmuş olmuş, bu saatte ancak o… çocukları dolaşır.” demek suretiyle hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece, katılanların beyanları, sanık ve müdafiinin savunmaları, sanığın alkol raporu, katılanların görev belgeleri ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek sanığın mahkeme savunmasının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaati ile sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık müdafii tarafından temyiz dilekçesinin bir haftalık yasal süresinde verilmediği anlaşılmakla, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, gıyapta hakaret suçunun oluşması için, en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesinin gerektiği, katılanların aşamalardaki anlatımlarından iddianameye konu konuşmanın sanık ile katılan … arasında gerçekleştiği ve diğer katılanlar ile aralarında yaklaşık 12-15 metre mesafenin bulunduğu, katılanlar …, …, … ve …’un sanığın hakaret içeren sözlerini duymadıkları, katılan …’ın söylemesi ile haberdar olduklarının anlaşılması karşısında katılanlar …, …, … ve …’a yönelik gıyapta hakaret suçunun ihtilat unsurunun oluşmadığı, katılan …’a yönelik eylem yönünden ise olay esnasında sanığın iddianameye konu sözleri sivil ve resmi polis memurları ile araçlarını eliyle göstererek sarfettiği, katılanın şahsına yönelik bir ifadesinin bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre;
a. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde aynı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçunda temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
b. Sanığın hakaret eylemini aleni bir yer olan sokakta işlemesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.