YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37905
KARAR NO : 2022/25101
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hakaret
KARAR
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suça sürüklenen çocuğa atılı suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2. ve 67/4 maddelerine göre, 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile değişik CMK’nın 286. maddesi gereğince, hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir hale geldiği tarihe kadar duran sürede eklendiğinde, suçun tabi bulunduğu 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk … müdafisinin temyiz istemi bu nedenle, yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2. ve 67/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, 28/02/2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik CMK’nın 304/1. maddesi gereğince “dosyanın … Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12/12/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
Karşı Oy
Suça sürüklenen çocuk … hakkında hakaret suçundan;
A) … Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve 2012/579 Esas ve 2018/659 sayılı Kararıyla;
• Türk Ceza Kanununun 125/3-(a), 125/4, 43/2-1, 31/3, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince 5900 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Hükmedilmiştir.
Kararın süresi içinde suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine;
B) … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21/06/2019 tarihli ve 2019/1700-1542 E.K. sayılı Kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” kesin olarak karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafisi tarafından vaki temyiz istemi üzerine suça sürüklenen çocuğun üzerin atılı hakaret suçunun 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile değişik CMK’nın 286. maddesi gereğince, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi sebebiyle temyiz edilebilir hale geldiği gerekçesiyle incelenmiş ve yüksek Dairenin 12/12/2022 tarihli ve 2021/37905 Esas ve 2022/25101 sayılı Kararıyla “hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir hale geldiği tarihe kadar duran süre eklendiğinde suçun tabi olduğu zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine” karar verilmiştir.
Yüksek Dairenin 7188 sayılı Kanunla temyiz yolu açılması ile kararın kesinleşmesi arasındaki geçen sürede zamanaşımının duracağı ve müracaatın devamında yeniden işlemeye başlayacağına dair sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak edilememiştir.
Konunun daha iyi anlaşılması bakımından ilgili mevzuata bakıldığında:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Dava zamanaşımı” başlıklı 66.maddesinin birinci fıkrasında dava zamanaşımına ilişkin süreler belirlenmiş; diğer fıkralarında ayrık durumlar düzenlendikten sonra beşinci fıkrasında “Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan “Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi” başlıklı 67.maddesinin birinci fıkrasında hangi hallerde zamanaşımının duracağı belirlenmiştir. Buna göre, zamanaşımını durduran dört sebep öngörülmüştür. Bunlar izin, karar, bekletici meselenin çözümü ve kaçaklık kararı verilmesidir.
Bununla birlikte, dava zamanaşımı sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi ile sona erer ve ceza zamanaşımı başlayacaktır.
Somut olay ele alındığında; suça sürüklenen çocuk hakkında bölge adliye mahkemesince verilen karar verildiği tarih itibarıyla kesin nitelikte olup, kararın verilmesiyle dava zamanaşımı sona ermiş ve ceza zamanaşımı başlamıştır. Hükmün sonradan temyizi kabil hale getirilmesi ölen dava zamanaşımını yeniden diriltmeyecek, durma sebeplerinin yukarıda belirtildiği şekilde sınırlı sayıda belirlendiği de nazara alınarak artık Türk Ceza Kanununun 66/5.maddesine göre dava zamanaşımının yeni baştan işlemesinin sağlanması gerekecektir.
Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle söz konusu hükmün zamanaşımına uğramaması sebebiyle esastan incelenmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun zamanaşımı sebebiyle düşme yönündeki görüşüne iştirak edilememiştir.