YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3844
KARAR NO : 2023/15728
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 02.07.2010 tarihinde düzenlenen iddianame kapsamında yapılan yargılama sonucunda … Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/563 Esas 2012/321 Karar sayılı kararı ile fuhuş suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın, denetim süresi içerisinde 10.12.2012 tarihinde suç işlemesi üzerine aynı mahkemenin 2015/225 Esas, 2015/748 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek, iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığına, vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanabilmesi için, usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir kararın bulunmasının gerektiği, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/563 Esas, 2012/321 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik gerekçeli kararın sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılıp iade geldiği, bu halde MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2 nci maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesi uyarınca tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun kesinleşmediğinin, bu sebeple denetim süresinin de başlamayacağının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu, sanığın sorgusundan itibaren 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.