YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3857
KARAR NO : 2023/15898
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 7000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın … isimli sosyal medya hesabında yapmış olduğu paylaşım ile “Cami duvarına işemek.” ibaresini kullandığı, bu ibarenin “Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş.” anlamında kullanıldığı, bu deyimin ise herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyleri kötüleyen, bozan kişinin artık bulunduğu yerde barınamayacağı, mukaddes bilinen şeylere dil uzatan kişinin bunun bedelini bazen canıyla ödeyeceği anlamına geldiği, böylece sanığın katılana öldürüleceği, kendisine zarar verileceği şeklinde gözdağı vererek tehdit ettiği, imar ve ruhsat dosyalarını onaylaması için katılanı zorladığı, Mahkemenin anılan paylaşımların yasal yollara başvuru amacı taşıdığı şeklindeki beraat gerekçesinin yerinde olmadığı, sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün yasal dayanaktan yoksun olduğu, kesin, her türlü şüpheden uzak ve somut delillerin mevcut olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediği ve sanığın cezalandırılmasının hatalı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan …’un … Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı, sanığın serbest inşaat mühendisi olarak çalıştığı, tarafların aynı partinin üyesi oldukları, 25.10.2014 tarihinde sanık …’nin kendisine ait … sayfasında kamu görevlisi olan katılanı hedef alarak şempanze resmi, sarıklı ve sakallı bir grup insan ile katılanın fotoğrafını belli bir düzen içinde vererek üst kısmına “Lan böyle evrimin a…” ibaresini yazmak suretiyle eleştiri sınırları dışına çıkarak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği hususunun sanığın kullanımında olan … hesabından yapılan paylaşımları gösterir fotoğraflar ve taraf beyanları ile … Büyükşehir Belediye Başkanlığının 29.04.2015 tarihli cevap yazısı neticesinde sübut bulduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
16.10.2014 tarihinde sanık …’nin kendisine ait … sayfasında katılanı kastederek “… Bel. Baş. Yrd. … … cami duvarına işiyor… Bütün imar ve ruhsat dosyalarını bekletiyor. Yakında …’nin dağ başı olmadığı ve orman kanunu ile yönetilmediği kendisine hatırlatılacaktır !!! nokta…” şeklinde paylaşımı sebebiyle açılan davaya ilişkin olarak ise; taraf beyanları, sanık tarafından Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) yapılan başvuru dilekçesi ve bu dilekçeye verilen cevabın sureti ile tüm dosya kapsamı neticesinde, sanığın suçlamayı kabul etmeyip tehdit kastıyla hareket etmediği, bu sözlerle yasal yollara başvuracağını söylemek istediğini belirttiği, sanığın dosya kapsamına yansıyan bilgi ve belgelere ve savunmasına göre haksız gördüğü konularda suç tarihinden önce ilgili birimlere şikayet yazısı gönderdiğinin anlaşıldığı, bu açıdan savunmasının aksi yönde delil bulunmadığı, sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle üzerine atılı tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Taraf beyanları, sanık tarafından BİMER’e yapılan başvuru dilekçesi ve bu dilekçeye verilen cevabın sureti ile tüm dosya kapsamı neticesinde, sanığın suçlamayı kabul etmeyip tehdit kastıyla hareket etmediği, bu sözlerle yasal yollara başvuracağını söylemek istediğini belirttiği, sanığın dosya kapsamına yansıyan bilgi ve belgelere ve savunmasına göre haksız gördüğü konularda suç tarihinden önce ilgili birimlere şikayet yazısı gönderdiğinin anlaşıldığı, bu açıdan savunmasının aksi yönde delil bulunmadığı, sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle hakaret suçunu işlediği hususunun sanığın kullanımında olan … hesabından yapılan paylaşımları gösterir fotoğraflar ve taraf beyanları ile … Büyükşehir Belediye Başkanlığının 29.04.2015 tarihli cevap yazısı neticesinde sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması, sonuç olarak ulaşılan miktarın, bir gün için belirlenen miktarla çarpımı sonucu ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, 7080 TL adli para cezası yerine, 7000 TL adli para cezasına hükmedilmiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.