Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/3881 E. 2023/15942 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3881
KARAR NO : 2023/15942
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemesinin kararıyla;
1. Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasını son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin; kararın usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, Mahkemece alt hadden verilen cezaların yetersiz olduğu, sanığın katılanın öz babası olduğu olayın oluş şekli, mesajların içeriği ve suçun ağırlığı dikkate alınarak teşdiden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, sanığın kızı olduğu, ancak aralarında husumet bulunduğu, katılanın bakım ve koruma altında olduğu, sanığın 04.03.2015 tarih saat 11:26’da “… Rahatça fahişelik yapmak için önce annen sonrada sen yalanlarla devletin insanları korumak için çıkardığı yasadan yalanlarla yaralandınız onursuz insanlar bunların bedelini o fahişeye de ödeteceğim.” şeklinde; aynı gün saat 10:54 de “… O evde grupta yapmışsınız dır piçini kuruma bıraktıracağım, sizde zaten sokağa aitsiniz.” şeklinde; 03.03.2015 tarih saat 21:14 de “Yapamaz sanıyorsun seni hayatımdan sildim artık çocuğum değilsin yarından itibaren izle beni ne kadar acıttıysan misliyle karşılayacaksın.” şeklinde; 06.03.2015 tarih saat 21:59’da “Ama anneni bulacağım onun için güzel planlarım var.” şeklinde hakaret ve basit tehdit içerikli mesajlar gönderdiği tespit edilmiş ve sanığın ikrarı da dikkate alınarak, Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Tarafından İleri Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik göz önünde bulundurarak, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesine yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükümde; sanığın 04.03.2015 tarihinde gönderdiği mesajlarda hakaret ettiği, 03.03.2015 tarihli mesajda ise hakaret içeren herhangi bir söz bulunmadığının anlaşılması ve sanığın hakaret ettiği iki mesaj arasında 30 dakikalık bir zaman aralığı olduğunun belirlenmesi karşısında, aynı olayın devamı kapsamında kısa sayılabilecek bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilen hakaret suçunun hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiiliyle gerçekleştirildiği gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,

2. Sanık hakkında tehdit suçundan verilen hükümde, daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında verilen 1 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3. Her iki suç yönünden, sanığın adli sicil kaydında bulunan geçmiş hükümlülüğü nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanmış ise de; tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan tehdit suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, uzlaşma kapsamına alınmış olması, tehdit suçuyla birlikte işlendiği iddia edildiğinden hakaret suçu yönünden de anılan Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, anılan suçlara ilişkin mahkumiyet hükümleri açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Her iki suç yönünden, 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.