Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/3931 E. 2023/16446 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3931
KARAR NO : 2023/16446
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında mağdurlar … ve …’ye yönelik ayrı ayrı fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve anılan Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hapis cezasının 51 nci maddesinin, üçüncü ve altıncı maddesi uyarınca ertelenmesi, 2 yıl süre ile denetim altına alınmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyizinin; kararın bozulmasına, mağdurların mahkemedeki beyan ve yazılı beyanlarının dikkate alınmasına, karakolda tehdit edildiklerine, yine sanık …’ın da kollukta alınan beyanında saatlerce bekletildiği, tehdit edildiği ve şeker hastası olmasına rağmen ilacının alınmasının engellendiğine, kollukta müdafii ile alınan savunmalarının tehdit ve yorma ile alındığına mahkemece gerekçe olarak gösterildiğine, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde olmadıklarına mağdurların sanık …’i tanımadığına, sanığın … de ikamet ettiğine tanık … beyanında belirttiği üzere olay günü hamamda olmadığına, gecikmesinde sakınca bulunan hal bulunmadığından savcılıkça arama kararı verilmesinin 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesi gereği usulsüz olduğuna, kaldı ki aramada hazır bulunması gereken kişilerin arama esnasında bulundurulmadığına, ihbarcı konumunda bulunan …’in dinlenilmesi talebi hakkında karar verilmediğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Hamamı isimli işyerini işleten karı-koca olan sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde mağdurlar … ve …’ye yönelik “Teselsül Halinde Bir Kimseyi Fuhuşa Teşvik Etmek veya Yaptırmak veya Aracılık Etmek veya Yer Temin Etmek” suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada sanıkların atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden,
Dosya kapsamına, mağdurların ve tanıkların aşamalardaki beyanlarına ve olay tutanaklarına göre, atılı suçun işlendiği ve sanıkların mahkumiyeti yönünden Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden,
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken hesap hatası neticesinde, sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak eksik belirlenmesi ve aynı Kanun’un 51 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık … hakkında hükmedilen 1 yıl 13 ay hapis cezasının ertelenemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51/3 üncü maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümler fıkrasında yer alan denetim süresinin belirlenmesine ilişkin paragrafa; “2 yıllık deneme süresine tabi tutulmasına” ibaresinin çıkarılıp yerine “2 yıl 1 ay denetim süresine tabi tutulmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.