YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39546
KARAR NO : 2023/19222
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/123 E., 2019/2622 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2021 tarih ve 2020/12024 sayılı Tebliğnamesiyle, hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz isteminin; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, … isimli internet sitesinde yazdığı “Sayın Bakan @… bu gözümüzün içine bakıp yürek yakan hainler için ne yapacaksınız….! 1. Sınıf Emniyet Müdürü ….” sözcüğünün katılanın şeref ve saygınlığına yönelmediği, ağır eleştiri mahiyetinde olduğu, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, suç işleme kastı bulunmadığı, eylemin amacı dikkate alınmadan karar verildiği, verilen cezada gerekçesiz şekilde lehe olan hükümlerin uygulanmadığı ve gerekçesiz şekilde HAGB hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı kararı verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz şekilde verilmiş olduğu, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın “Sayın Bakan @… bu gözümüzün içine bakıp yürek yakan hainler için ne yapacaksınız….! 1. Sınıf Emniyet Müdürü ….” demek suretiyle açıkça görevinden dolayı hakaret etmesi, savunmasında da bunu ikrar etmesi, pişmanlık göstermemesi, geçmişte sabıkalı olması dikkate alınarak hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın … isimli internet sitesindeki hesabından “Sayın Bakan @… bu gözümüzün içine bakıp yürek yakan hainler için ne yapacaksınız….! 1. Sınıf Emniyet Müdürü ….” şeklinde katılanın fotoğrafıyla beraber paylaşımda bulunduğu, sanığın yaptığı paylaşımın katılanın onur, şeref ve saygınlığını zedelediği, hakaret niteliğinde bulunduğu, sanığın yaptığı paylaşımı kabul ettiği ancak katılana yönelik kullandığı “hain” sözcüğünün hakaret anlamına gelmeyeceği yönünde savunmada bulunduğu, sanığın yaptığı savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, yaptığı paylaşımın objektif olarak katılana hakaret niteliğinde olduğu sonuç ve kanaatine varılarak sanığın mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan vekili ve sanığın istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın … isimli internet sitesindeki hesabından “Sayın Bakan @… bu gözümüzün içine bakıp yürek yakan hainler için ne yapacaksınız….! 1. Sınıf Emniyet Müdürü ….” şeklinde katılanın fotoğrafıyla beraber paylaşımda bulunduğu ve bu şeklinde hakaret içerikli sözler söylemesi nedeniyle, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık savunmasında, söz konusu … adresinin ve paylaşımın kendisine ait olduğunu, bu paylaşımı 15 Temmuz günü meydana gelen olay nedeniyle, FETÖ terör örgütüne duyduğu tepkiye istinaden yazdığını, sanığa hakaret kastının olmadığını savunmuştur.
Öncelikle belirtilmelidir ki, kullanılan ifadelerin rahatsız edici olduğu açık bir şekilde anlaşılmakla birlikte bu ifadelerin, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında özel bir önem atfedilen, ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
AİHM’e göre, öncelikle ifadelerin bir olgu isnadı mı yoksa değer yargısı mı olduğu belirlenmelidir. Zira olgu isnadı kanıtlanabilir bir husus iken, bir değer yargısının kanıtlanmasının istenmesi dahi ifade özgürlüğüne müdahale sayılabilecektir. Yargılamaya konu olan ifadeler eğer bir değer yargısı içermekte ve somut bir olgu isnadından bahsedilemeyecekse, değer yargılarını destekleyecek “yeterli bir altyapının” mevcut olup olmadığı AİHM tarafından göz önünde bulundurulmaktadır. Zira değer yargılarının dahi belli düzeyde olgusal temel içermesi gerektiği kabul edilmektedir. Öte yandan, hiçbir veriye dayanmayan ve hiçbir altyapısı bulunmayan bir değer yargısı AİHM tarafından da ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kabul görmemektedir.
Olgu isnadı içeren ifadeler konusunda ise, en azından ilk bakışta güvenilir görünen delil sunulması gerektiği kabul edilmektedir. Bu deliller sunulamadığı takdirde, AİHM, iddiaların gerçekliğinin kanıtlanmasını beklemektedir.
Kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği ise AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir.
Sonuç olarak incelemeye konu somu olayda; olayın öncesinde ve sonrasında sanığın başkaca bir fiili ve sözlü davranışının bulunmadığı, katılanında aralarında bulunduğu kişilere ait Türkiye … Radyosu ve … Radyosu ortak yayını sırasında çekilerek Emniyet Genel Müdürlüğü resmi “…” hesabında yayınlanan bir fotoğrafın arka planında bulunan saatin “17:25” olarak görünmesi nedeniyle, sanığın FETÖ terör örgütünün “17-25 Aralık süreci” olarak adlandırılan yasa dışı faaliyetlerinin desteklediği düşüncesiyle, İçişleri Bakanı olan …’yu muhatap alacak şekilde, şikayet hakkını kullanma amacı taşıdığı anlaşıldığından, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, hükümlülük kararı verilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuş ve yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.