Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/4014 E. 2023/16343 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4014
KARAR NO : 2023/16343
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu karar ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında daha önceden verilen adli para cezasından dolayı yakalama emrinin bulunduğu ve bununla ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın infaz bürosunda adli para cezasının infazı ile ilgili infaz işlemlerinin yapıldığı sırada tutanak tanıkları ve tanık …’nin de bulunduğu koridor ortamında “.. beni cezaevine götüremesiniz, cezalarım patlar kapalıya giderim, şimdi ben bu ülkede savcının hakimin Yargıtay Başkanının karısını s… yeri değil mi.” demek suretiyle suç tarihinde görevde olan Yargıtay Başkanının gıyabında ve üç kişiyle ihtilat unsuru gerçekleşecek şekilde alenen hakarette bulunduğunun iddia ve kabul edildiği olayda;
1. Sanığın suçlamayı kabul etmediği,
2. Olaya dair tutanak tanıkları … ve … tarafından 30.01.2015 tarihli tutanağın tutulduğu,
3. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanık …’nın iddiayı doğrular yönde anlatımda bulunduğu,
4. Tutanak tanığı …’nin kovuşturma aşamasında dinlenildiği ve iddiayı doğrular yönde beyanda bulunduğu,
Tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın Sübuta Dair Temyiz Sebepi Yönünden
Olay tutanağı, tutanak tanığı … ve tanık …’nin aşamalardaki benzer ve birbirleriyle uyumlu anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında; suçun sübuta erdiğine dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan tehdit suçunun, hükümden sonra 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilebileceği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.