Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/40909 E. 2023/727 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/40909
KARAR NO : 2023/727
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müstehcenlik

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1….(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 30.09.2009 tarihli kararıyla sanık hakkında müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 226 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 12,160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 14 üncü Ceza Dairesinin 24.06.2013 ve 2011/13556 esas ve 2013/8057 sayılı kararıyla “…TCK’nın 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu suça ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı konusunda rapor alındıktan sonra hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine …(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli kararıyla sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
4. Hükmün katılanlar …, …, …, … ve … vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 18 inci Ceza Dairesinin 16.01.2020 tarih, 2019/8672 esas ve 2020/1333 sayılı kararıyla “Akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti bulunmayan sanığa, CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın baro tarafından müdafii tayin edilmeden, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması ve Hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanan sanığın, CMK’nın 325/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma sonrası … Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2021 tarihli kararıyla, sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 12,160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyizinin, sanığın suç kastının bulunmadığı, sanığın kasıtlı olarak bir eylemde bulunmadığı, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığı, cezai ehliyet yokluğundan dolayı ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi aksi halde ise alt sınırdan ceza verilmesi gerektiği bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
2.Katılanlar … ve … vekilinin temyizinin, sanık hakkında yasada belirtilen üst sınırdan ceza verilip herhangi bir indirim uygulanmaması gerekirken alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanmış olması nedeniyle, Yasa’ya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olan hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
3.Katılan … vekilinin temyizinin, sanığa verilen cezada üst sınırdan hüküm kurulmasının yanında ilk derece mahkemesinin takdiri indirim yapma koşullarının da somut olayda oluşmadığı, kararın usul ve Yasa’ya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
4.Katılan … vekilinin temyizinin, kararın eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeye dayandığı, sanığın kanunda öngörülen üst hadden cezalandırılması, artırım sebeplerinin de en üst hadden uygulanması gerektiği, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanığa atılı suça ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesi gereğince son kesinti tarihi olan 30.09.2009 tarihinden itibaren, hüküm tarihinde gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı biçimde karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … müdafiinin, katılanlar … ve … vekili, katılan … vekili ve katılan … vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.