YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41466
KARAR NO : 2023/16172
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, bozma üzerine verilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, katılan sanıklar … ve … müdafii ile katılan sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kayıt örneğine göre, temyiz talebinde bulunan katılan sanık …’in karar tarihinden önce 24.04.2014 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ölenin mirasçılarının da karar tebliğine rağmen şikayetçinin haklarını takip etmek üzere davaya katılmadıkları; ayırca adı geçen sanığın ölmesi nedeniyle avukatı ile olan vekalet ilişkisinin sona erdiği, bu nedenlerle katılan sanık müdafiinin kararı temyiz etme yetkisinin bulunmadığı, yine, katılan sanık … müdafiinin yüzünde kurulan hükümlere karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, 13.04.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret, sanık … hakkında katılan …’a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan sanık … müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin Yargıtay 18 inci Ceza Dairesince bozulması sonrası, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar … ve … hakkında hakaret, sanık … hakkında tehdit suçlarından uzlaşma nedeniyle, sanık … hakkında ise vefat etmesi nedeniyle hakaret suçundan düşme hükümleri kurulmuş, sanık …’in hakaret eylemi nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanığın hakaret suçundan beraat etmesi, sanık …’in ise hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanık …’in diğer katılan sanık …’in gelini olduğu ve aynı evde ikamet ettikleri, olay günü aralarında tartışma yaşandığı sırada olay yerine diğer katılan sanık …’ın geldiği, tartışmayı sonlandırmaya çalışan …’ın …’e “Sen ne kadar çirkef bir kadınsın, şerefsizsin, sen buraya layık bir insan değilsin.” diyerek hakaret ettiği, …’in de buna karşılık olarak “senin de ağzına s…rım, k…at, p…nk, seni de keserim…” şeklinde sözlerle tehdit ve hakarette bulunduğu iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan sanık … müdafiinin temyizi yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kayıt örneğine göre, temyiz talebinde bulunan katılan sanık …’in karar tarihinden önce 24.04.2014 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ölenin mirasçılarının da karar tebliğine rağmen şikayetçinin haklarını takip etmek üzere davaya katılmadıkları; ayrıca adı geçen sanığın ölmesi nedeniyle avukatı ile olan vekalet ilişkisinin de sona erdiği, bu nedenlerle katılan sanık müdafiinin kararı temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan sanık … müdafiinin temyizi yönünden
Katılan sanık … müdafiinin yüzünde kurulan hükümlere karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, 13.04.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
C. Katılan sanık … müdafiinin temyizi yönünden
1. Sanıklar … ve …’in yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ilk fıkrasının son cümlesi ve 125 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanıkların sorgularının yapıldığı 15.07.2010 tarihine göre, uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı tarihten uzlaştırma raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar duran süre de dikkate alındığında, karar tarihinden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Katılan sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemleri yönünden
Açıklanan nedenlerle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan sanıklar müdafilerinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan sanık … müdafiinin temyizi yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar … ve … hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.