YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41995
KARAR NO : 2023/15459
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca hakaret suçundan açılan kamu davası kapsamında mahkumiyet hükümleri kurulmuş, kararın sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4 üncü Ceza Dairesince verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıkların beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteğinin, Yargıtay 4 üncü Ceza Dairesince suçun oluştuğu kabul edilmesine rağmen Mahkemece bozma sonrası verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hakaret içeren sözlerin sanıklar tarafından söylendiğinin açık olduğuna, bu nedenle sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde katılanların … plaka sayılı aracın içerisinde bulundukları sırada sanıkların arabayı tekmeleyerek zarar verdikleri, daha sonra katılanları araçtan indirdikleri, katılan …’a hitaben “senin ananı si…im seni şişeye oturturum, yanındaki kız arkadaşını dağa kaldırırım”şeklinde, katılan …’a yönelik olarak da “seni dağa kaldırırız, o…u, k…k, f…e” diyerek hakarette bulundukları iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. Sanıklar hakkında bozma öncesi mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu 14.06.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar dava zamanaşımını kesen ya da durduran bir neden olmadığı da gözetildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.