Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/43431 E. 2023/16699 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/43431
KARAR NO : 2023/16699
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davası kapsamında beraat hükmü kurulmuş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18 inci Ceza Dairesince verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile davanın düşürülmesine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın suça konu taşınmazın tek maliki olmadığına, diğer maliklerin de yapı kayıt belgesi başvurusunda bulunmaları gerekirken rızalarının alınmadığına ve 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci maddesinin olayda uygulama yerinin bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan ve ortaklarının maliki oldukları … İlçesi … Mahallesi 122 ada 40 parsel sayılı yerde, ruhsatsız ve kaçak olarak bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olduğu iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 08.01.2015 tarihine göre, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.