Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/4578 E. 2023/18436 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4578
KARAR NO : 2023/18436
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 9.120 TL adli para cezası ile tehdit suçundan aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; hükümlerin bozulmasına yönelik süre tutum dilekçesinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın rahatsızlanması üzerine inceleme dışı sanık M.B. ile birlikte hastaneye geldikleri, doktor olan katılanların sanığı muayene etmek istedikleri sırada sanığın agresif hareketlerde bulunarak kendisini sağa sola savurduğu, yüksek sesle bağırdığı, bu esnada sedyenin yan tarafında bulunan demir korkuluklara çarpmasıyla burnundan hafif bir şekilde kan geldiği, bunun üzerine sanığın katılanlara hitaben “Beni dövüyorsunuz, hepiniz şerefsizsiniz, bunun hesabını size soracağım o… çocukları, kahpe dölleri, p…çler.” diyerek tehdit ve hakaret ettiği ayrıca hastaneden inceleme dışı sanık ile ayrıldıkları esnada sanık …’nın katılanları parmağı ile işaret ederek “Sizin adreslerinizi alacağım, hepinizin ailesini tespit ettirip sizi öldüreceğim, yaşatmayacağım siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz.” diyerek tehdit ettiğinden bahisle hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları, olay yeri görüntülerini içeren CD ve bunun dökümüne ilişkin bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde alkollü olan sanığın agresif tavırlar sergilediği ve kendini sağa sola çarptığı, katılanların kendisine tıbbi müdahalede bulundukları, bu esnada katılanların icra ettikleri kamu görevleri sebebiyle sanığın “Şerefsizler, o…u çocukları, sinkaf edeceğim, sizi öldüreceğim adresinizi bana söyleyin ben tanınmış ailenin çocuğuyum vb. ” şeklinde hakaret ve tehdit içeren sözleri sarfettiği kabul edilerek atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın tehdit suçunu uzlaşma kapsamında olmayan kamu görevlisine hakaret suçuyla birlikte işlemesi sebebi ile uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla Tebliğname’de bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırı davranılması,
2-17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.