YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/461
KARAR NO : 2021/19518
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
K A R A R
Tehdit suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümle, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/04/2015 tarihli ve 2014/653 esas, 2015/227 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarihli ve 2015/276 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15/12/2020 gün ve 2020/105045 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Sanığın üzerine atılı tehdit suçunun şikâyete tâbi olduğu, Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/04/2015 tarihli kararını müteakip, anılan karar kesinleşmeden, müştekinin 05/05/2015 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde şikayetten vazgeçtiğini beyan ettiği, söz konusu şikayetten vazgeçme hususunun sanığın 05/05/2015 ve 10/06/2015 tarihli itiraz dilekçelerinde belirtilerek kamu davasının düşürülmesi talebinde bulunulduğu da gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
TCK’nın soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar kenar başlıklı 73. maddesi; “(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini
geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” biçimindedir.
TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte, mağdurun şikayeti üzerine, sanık hakkında altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunacağı belirtilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda;
Sanığa isnat olunan ve TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunun kovuşturulmasının şikayete bağlı olması, TCK’nın 73. maddesinin dördüncü fıkrasında, kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda Kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesinin davayı düşüreceğinin, anılan maddenin altıncı fıkrasında da kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçmenin onu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin belirtilmesi, mağdurun karar kesinleşmesinden önce 05/05/2015 tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi, sanığın aynı tarihli dilekçe ile hakkında düşme kararı verilmesini ve kovuşturma aşamasında alınan beyanında da şikayetten vazgeçme olursa kabul ettiğini ifade etmesi karşısında, tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair yokluğunda karar verilen sanığın karar kesinleşmeden önce ve itiraz süresi içerisinde hakkında düşme yönünde karar verilmesine ilişkin itiraz niteliğinde kabul edilmesi gereken dilekçesi doğrultusunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak sanık hakkında sair tehdit suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın TCK’nın 106/1-2. cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1000 TL. adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24/04/2015 tarih ve 2014/653 esas, 2015/227 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarihli ve 2015/276 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1)Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarihli ve 2015/276 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2)Yargılamanın tekrarlanması yasağı nazara alınarak ve aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrasına göre bozma nedeninin, cezanın kaldırılmasını gerektirdiği anlaşıldığından, sanık …’in sair tehdit suçundan cezalandırılmasına ilişkin hüküm fıkralarının,
“Sanık … hakkında sair tehdit suçundan TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, yükletilen suçun aynı Kanun maddesi gereğince kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olduğu, mağdurun karar kesinleşmeden önce şikayetten vazgeçtiğine ilişkin dilekçe verdiği, sanığın da vazgeçme olursa kabul ettiğini 21/04/2015 tarihli duruşmada belirttiği anlaşıldığından, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince, sair tehdit suçundan açılan kamu davasının DÜŞMESİNE, yargılama giderinin Hazine üzerine bırakılmasına”, şeklinde DÜZELTİLMESİNE, bozulan kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.