YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5939
KARAR NO : 2023/16381
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci, 62 nci, 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, her iki suç açısından sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak adli para cezası seçeneğinin değerlendirilmediğine ve hakaret suçundan sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay tarihinde trafik uygulaması yapan şikâyetçiye sinkaflı sözlerle aleni şekilde hakaret ettiği, yasal işlem yapmak isteyen görevlilere “Sıkıysa götürün, kimse beni götüremez, beni buradan Allah dahi gelse götüremez” diye söylediği ve görevlilerin aracına binmediği, böylece hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği görülmüş ve sair temyiz sebepleri yönünden,
Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla, seçenek hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
İncelemeye konu olayda sanığın “Sıkıysa götürün, kimse beni götüremez, beni buradan Allah dahi gelse götüremez.” dediği ve görevlilerin aracına binmeyerek üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında; görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği denetime uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3. Hakaret suçundan kurulan hükümde tekerrür nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği hapis cezasının seçilmesinin zorunlu olduğu, ancak sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, aynı Kanun’un 50 nci maddesindeki hapis cezasının adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilip bir karar verilmemesi,
4. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
5. Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.