YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5942
KARAR NO : 2023/16603
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yokusunlarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Temyizi Yönünden
Verilen cezanın çok olduğu ve bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafii Temyizi Yönünden
Sanığa verilen cezanın haksız ve çok olduğu, cezada indirim uygulanmadığı, hakaret etme kastının bulunmadığı, dosya içindeki çeşitli raporlarda farklı sonuçlar olduğu, sanığın işlediği fiilin sonuçlarını anlama yeteneğinin dönem dönem ortadan kalkmış olmasının söz konusu olduğu ve hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın suç tarihinde hakim olarak görev yaptığı, sanık sıfatıyla yargılanan sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan Mahkemeye göndermiş olduğu mektupta, katılana yönelik hakaret içeren sözler sarfettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiinin Temyizleri Yönünden
Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması ve belirlenen cezadan takdiri indirim uygulanmaması gerekçelerinin yeterli olduğu, sanığın mektup göndermek suretiyle gerçekleştirdiği eyleminde kast unsurunun varlığının kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 19.10.2015 tarihli raporunda sanığın suç tarihinde cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerine dair,
Yerel Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.