YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5972
KARAR NO : 2023/18116
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, sanığın çocuğunun apandistinin patlaması kuşkusu varken başka uzak bir hastaneye gitmesinin söylendiği, polis memurlarından bu konuda yardım istediği, sanığın alkol ve madde etkisi altında olmadığı, sayıca çok olan polislere direnmesinin mümkün olmadığı, kamera kayıtlarının bulunamadığı, soyut anlatımlar dışında delil bulunmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, çocuğunun tedavisi için çocuk cerrahisi olan bir hastaneye gitmesini söyleyen doktor olan şikayetçi …’ya “S…,a…k…” şeklinde sözlerle hakaret ettiği, akabinde hastane önünde bulunan polis memuru olan şikayetçi … A’.ya doktor hakkında yine hakaret içerikli sözler söylediği, kendisini uyaran polis memuru olan şikayetçilere de sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, sanığın kendisini karakola götürmek isteyen polis memuru olan şikayetçilere saldırdığı, diğer temyiz dışı sanıklar … ve …’nin de görevli polis memurlarına saldırdıkları, eylemlerinin şikayetçilerin beyanları, tutanaklar, doktor raporları ve tanık beyanı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Şikayetçilerin beyanları, tanık anlatımı, doktor raporları ve tutanaklar karşısında, sanığın atılı suçları işlediği, şikayetçilerden kaynaklanan haksız fiil bulunmadığı hususunda Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın, olay günü doktor olan şikayetçi …, akabinde polis memurları olan şikayetçilere sinkaflı sözlerle hakaret ettiği olayda; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK), 11.06.2013 tarihli, 2013/13-293 Esas ve 2013/297 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında, sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman aralığı içerisinde, aynı suç işleme kararıyla ve birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleştirmesi dolayısıyla eylemlerin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hakaret suçundan zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Polis memurlarına yönelik hakaret suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sonucunda sonuç hapis cezasının 1 yıl 2 ay 17 gün yerine 1 yıl 2 ay 19 gün olarak fazla belirlenmesi,
3. Sanığın tekerrüre esas alınan ilamdaki 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçunun, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fırkasında yer alan “etkinlik pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla uzlaştırma kapsamına girmiş olması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.